Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, her hal ve şartta Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin varlığının Doğu Akdeniz'de çok önemli ve değerli olduğunu ifade etti.

Doğu Akdeniz’in jeopolitik, ticaret, enerji kaynakları ve enerji koridorları bakımından önemine de değinen Tatar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devleti olarak her zaman Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile uyum içerisinde olduklarını belirtti.

Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) iş birliğinde Uluslararası Akademik, Sosyal ve Ekonomik İlişkiler Federasyonu (USKEF) ile Uluslararası Sosyal, Kültürel ve Akademik İlişkiler Derneği (USKAİD) tarafından düzenlenen “Doğu Akdeniz’in Stratejik Önemi” konulu sempozyum bugün yapılıyor.

DAÜ’de Mustafa Afşin Ersoy Salonu’nda düzenlenen sempozyum, saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın da konuştuğu sempozyumun açılışında sırasıyla Uluslararası Sosyal, Kültürel ve Akademik İlişkiler Derneği (USKAİD) Genel Başkanı Av. Selman Yaray, Uluslararası Akademik, Sosyal ve Ekonomik İlişkiler Federasyonu (USKEF) Genel Başkanı Öğretim Görevlisi Umut Elbir, DAÜ Rektör Vekili ve Akademik İşlerden Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Osman M. Karatepe, Tüm Bürokratlar İş İnsanları Konfederasyonu (TÜMBİKON) Başkan Vekili Erol Aykut, Tüm Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu (TSTK) Genel Başkanı Hakan Gültekin ve Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO) Başkanı Turgay Deniz de konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Tatar’ın konuşmasının ardında plaket takdiminde bulunuldu.

Moderatörlüğünü Tüm Bürokratlar ve İş İnsanları Derneği (TÜMBİAD) Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Can Çobanoğlu’nun yaptığı sempozyumun proje komisyon başkanlığını, Türkiye Cumhuriyeti Eski Devlet Bakanı Prof. Dr. Yüksel Yalova yürütüyor.

- Tatar

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Doğu Akdeniz'i konuşurken Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde olmanın meseleye daha da değer kattığını ifade etti.

Dünya siyasetini en iyi bilenlerden birinin İngiltere olduğunu ifade eden Tatar, bugün İngiltere dendiğinde global ilişkilerle bütün bunları dizayn eden bir milletten bahsettiklerini ifade etti.

500 yıl önce de Doğu Akdeniz’in stratejik önemi olduğunu kaydeden Tatar, Osmanlı döneminden bugüne kadarki sürece değindi.

Türkiye’nin merhum Başbakanı Adnan Menderes ile Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’yu rahmetle anarak konuşmasını sürdüren Tatar, Lozan Antlaşması'na da değindi.

İngiltere’nin Kıbrıs’ta bulunan üslerine işaret eden Tatar, İngiltere’nin Doğu Akdeniz’de iki üssünü dilediği şekilde kullandığını, dilediği kadarıyla da asker getirebildiğini ve kimsenin İngiltere’yi sorgulayamadığını ifade etti.

Tatar, Doğu Akdeniz’in önemine dikkat çekerek, ticaret, enerji kaynakları ve enerji koridorları bakımından önem taşıdığını söyledi.

“KKTC’nin egemenlik, deniz, karasuları, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgedeki hakları olmazsa, biz o kadar Mavi Vatan’da hak iddia edemeyeceğiz.” diyen Tatar, Mavi Vatan’a KKTC’nin de büyük katkısı olduğunu dile getirdi.

Tatar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devleti olarak her zaman Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile uyum içerisinde olduklarını belirtti.

“Bizim buradaki güvenliğimiz, emniyetimiz ve huzurlu yaşamımız Türkiye Cumhuriyeti’nin imkanları ve desteğiyledir.” ifadesini kullanan Tatar, Türkiye’nin sondaj faaliyetlerine de değindi.

Konuşmasında dünyadaki gelişmelere de değinen Tatar, çok önemli bir bölgede yaşadıklarını belirterek Doğu Akdeniz’in stratejik önemine vurgu yaptı.

Tatar, her hal ve şartta Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin varlığının Doğu Akdeniz'de çok önemli ve değerli olduğunu söyledi.

“Kıbrıs’ta 50 yıldır yapılan görüşmeler federal temelde bir anlaşma içindi... Siyasi eşitliği Rum tarafı hiç bir zaman kabul etmedi.” diyen Tatar, Güney Kıbrıs’ın Avrupa Birliği’ne girmesiyle kuralların tamamıyla değiştiğini söyledi.

Yeni siyasetlerinin “iki devletli” siyaset olduğunu vurgulayan Tatar, “Kuzey’deki devlet bağımsız ve egemen bir Türk devletidir.” diye konuştu.

Tatar, “Bu bayrağı bizlerden teslim alacak olan siz gençlersiniz.” diyerek Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde gerçekleştirilen sempozyumun önemine bir kez daha dikkat çekti.

- Yaray

USKAİD Genel Başkanı Selman Yaray, dernek faaliyetlerine değindi, sempozyumun önemine dikkat çekti.

Yaray, Doğu Akdeniz’in tarih boyunca medeniyetlerin beşiği ve stratejik önemi nedeniyle sürekli bir çekim merkezi olduğunu kaydetti.

Doğu Akdeniz’in günümüzde enerji kaynakları, deniz yetki alanları ve jeopolitik rekabet gibi faktörlerle öneminin daha da arttığını kaydetti.

“Bu nedenle Doğu Akdeniz’in stratejik konumunu çok yönlü bir şekilde ele almak, bölgenin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Bu sempozyumda Doğu Akdeniz’in tarihi, jeopolitik, ekonomik ve hukuki boyutları uzman akademisyenler, diplomatlar ve sektör temsilcileri tarafından derinlemesine incelenecektir.” diyen Yaray, Doğu Akdeniz'de barış, istikrar, adil paylaşım ve iş birliğinden yana olduklarını söyledi.

- Elbir

USKEF Genel Başkanı Öğretim Görevlisi Umut Elbir, Doğu Akdeniz'in stratejik önemini konuşmak ve bu coğrafyanın kendileri için taşıdığı değerleri değerlendirmek için bir araya geldiklerini kaydetti.

Doğu Akdeniz'in tarih boyunca medeniyetlerin kesişim noktası ve büyük güç mücadelelerine sahne olduğunu kaydeden Elbir, bugün de küresel siyasetin merkezinde yer almaya devam ettiğini belirtti.

“Jeopolitik konumu, enerji kaynakları ve uluslararası ticaret yolları açısından stratejik bir öneme sahip olan bu bölge, Türkiye'nin güvenliği, ekonomik çıkarları ve bölgesel etkisi açısından da büyük önem taşımaktadır.” diyen Elbir, Türkiye’nin Doğu Akdeniz'de hem tarihi mirasını korumak hem de uluslararası hukuktan doğan haklarını savunma kararlılığını sürdürmekte olduğunu dile getirdi.

“‘Güçlü Türkiye, Güçlü Gelecek’ vizyonuyla hareket eden ülkemiz, bölgesinde istikrarı ve barışı sağlamak için diplomatik ve stratejik adımlar atmaktadır.” ifadesini kullanan Elbir, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki haklarını savunmanın ancak bilgiye ve sağlam bir iradeye sahip olmakla mümkün olduğunu vurguladı.

- Karatepe

DAÜ Rektör Vekili ve Akademik İşlerden Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Osman M. Karatepe sempozyumda, Doğu Akdeniz'in uluslararası ilişkiler, enerji politikaları, güvenlik ve ekonomi alanlarındaki kritik rolünün uzmanlar eşliğinde tartışılacağını kaydetti.

“Sempozyum, sadece akademik bir etkinlik değil aynı zamanda bölgemizin geleceği üzerine düşünmek, stratejik önemi ve fırsatları daha iyi anlamak adına önemli bir platform oluşturacaktır.” diye konuşan Karatepe, Doğu Akdeniz’in tarihsel olarak medeniyetlerin kesişim noktası olduğunu, bugün ise sadece bölgesel değil küresel güçlerin de ilgisini çeken bir coğrafya haline geldiğini ifade etti.

Karatepe, “Enerji kaynakları, deniz taşımacılığı, deniz güvenliği ve jeopolitik etkileşimler açısından Doğu Akdeniz, son derece stratejik bir öneme sahiptir. Doğu Akdeniz’in stratejik önemi, yalnızca yerel devletler için değil tüm dünya için bir güvenlik ve iş birliği meselesi haline gelmiştir.” ifadelerine yer verdi.

“Bölgedeki enerji kaynakları, deniz yolları, uluslararası ilişkilerdeki güç dengeleri, bölge halklarının refahını ve güvenliğini doğrudan etkilemektedir.” diyen Karatepe, Doğu Akdeniz'in huzurlu, güvenli ve barışçıl bir şekilde yönetilmesinin tüm dünya için büyük bir önem arz ettiğini söyledi.

- Aykut

TÜMBİKON Başkan Vekili Erol Aykut, Doğu Akdeniz’in yalnızca coğrafi bir bölge olmanın ötesinde tarihi, siyasi, ekonomik ve stratejik açıdan büyük bir öneme sahip olduğunu kaydetti.

Aykut, “Bölgenin ekonomik potansiyeli, enerji kaynakları, ticaret yolları ve uluslararası ilişkilerdeki belirleyici rolü, bugün burada tartışacağımız kritik konular arasında yer almaktadır.” ifadesini kullandı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde birçok sivil toplum kuruluşuyla ortak çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Aykut, farklı alanlarda projeler geliştirdiklerini ve bölgenin kalkınmasına katkı sağlamak için çalıştıklarını belirtti.

Aykut, sempozyumun Doğu Akdeniz’in geleceğine dair yeni bakış açıları kazandıracağına, ekonomik ve stratejik yaklaşımlar sunacağına ve bölgedeki iş birliğini daha da güçlendireceğine yürekten inandığını dile getirdi.

- Gültekin

TSTK Genel Başkanı Hakan Gültekin de, tarihin başlangıcından bu yana Doğu Akdeniz’in sahip olduğu jeopolitik özellikleri gereği her dönem için stratejik bir güç merkezi olduğunu kaydetti.

Doğu Akdeniz’in stratejik güç mücadelesinde oynayacak tüm akıl oyunlarının odağı niteliğinde olduğunu kaydeden Gültekin, “Akdeniz havzası dar çerçevede düşünüldüğünde, 20 civarında ülkenin doğrudan jeopolitik mücadele alanında olduğu bir bölge olarak tanımlanabilir.” dedi.

Gültekin, dünyanın jeopolitik olarak en gerilimli bölgelerinden birisi olan Doğu Akdeniz’in etki alanının kendisinden çok daha büyük bir coğrafyayı içine alacak şekilde genişletilmekte olduğunu dile getirdi.

“Gerek ticaret gerekse yeraltı ve yerüstü zenginliklerinin yoğunlaştığı Doğu Akdeniz havzası, özellikle enerji, su, gıda, ulaştırma, lojistik ve stratejik çıkarların çatışmaya dönüşebileceği önemli bir düğüm noktasıdır.” ifadelerine yer veren Gültekin, bu kapsamda Doğu Akdeniz’de kriz ve savaşa neden olan, ya da olabilecek birçok parametrenin bulunduğunu dile getirdi.

Gültekin, Mavi Vatan’ın sarsılmaz kalesi olan KKTC ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz'in güç, istikrar ve barışın teminatı olduğunu dile getirdi.

- Deniz

KTTO Başkanı Turgay Deniz ise konuşmasında, “Ortadoğu tarih boyunca medeniyetlerin beşiği olmayı başarmış bir coğrafyadır. Bunun başlıca nedeni doğu ile batı arasında bir köprü olmasıdır.” dedi.

İpek ve Baharat Yolu isimleriyle anılan eski ticaret yollarının bölgeyi herkes için kıymetli hale getirdiğini ve zenginleştirdiğini kaydeden Deniz, bu yollara alternatifler bulmak için uğraş veren kaşiflerin yeni yollarla birlikte yeni kıtalar da keşfettiklerini ve bugün çok ciddi tartışmalara neden olan küreselleşmeyi hızlandırdıklarını söyledi.

Deniz, dün olduğu gibi bugün de ticaret yollarının nasıl bir güzergah izleyeceğinin önem arz eden başlıca konu olduğunu gördüklerini dile getirdi.

“Bölgedeki tüm gelişmeleri de dikkate alarak kendi çıkar ve menfaatlerimizi nasıl koruyabileceğimiz, önceliğimiz olmak zorundadır. Ekonomilerimizin rekabet gücünün korunması ve yenilikçi olma zorunluluğu, hedeflerimiz arasında yer almalıdır.” diyen Deniz, işletmelerden siyasete kadar bütün yapıların verimli olmak zorunda olduğunu dile getirdi.

- Oturumlar

Açılış konuşmalarının ardından düzenlenen oturumlarda “Değişen Dünyada Yeni Bilim Paradigması ve Dönüşen Devlet Kavramı”, “Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Birleşik Türk Devletler Topluluğu Açısından Stratejik Analizi ve Geleceği”, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Stratejik Konumu ve Önemi”, “7 Ekim Sonrası Değişen Akdeniz Jeopolitiği”, “Yeni Dönemde ABD’nin Doğu Akdeniz’e Dair Olası Yaklaşımları” gibi konularda sunumlar yapıldı.

Sempozyum kapsamında düzenlenen olan ilk oturum Türkiye Cumhuriyeti Eski Devlet Bakanı Prof. Dr. Yüksel Yalova moderatörlüğünde yapıldı. İlk oturumda Journal Of Global Strategic Management Baş Editörü ve Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Zehir, Prof. Dr. Soyalp Tamçelik, DAÜ İşletme ve Ekonomi. Fakültesi, Ekonomi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Vedat Yorucu sunumlar gerçekleştirdi.

Ardından ikinci oturum Cumhurbaşkanı Özel Danışmanı Gökhan Güler moderatörlüğünde düzenlenecek. Oturumda, Milli İstihbarat Akademisi’nden Prof. Dr. Nurşin Ateşoğlu Güney, DAÜ İşletme ve Ekonomi Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kudret Özersay ve KKTC Cumhurbaşkanı Eski Özel Temsilcisi Mustafa Ergün Olgun sunumlar gerçekleştirecek.