DAÜ’DE MEME KANSERİ MUAYENESİ UYGULAMALI OLARAK GÖSTERİLDİ

DAÜ’DE MEME KANSERİ MUAYENESİ UYGULAMALI OLARAK GÖSTERİLDİ

0 62

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi ve Sağlık Bilimleri Fakültesi ortak organizasyonunda, Ekim ayının Meme Kanseri Farkındalık Ayı olması sebebiyle, “Meme Kanseri Bilgilendirme Semineri” gerçekleştirildi. Söz konusu seminer, 18 Ekim 2018 Perşembe günü, saat 13:30’da, DAÜ Mustafa Afşin Ersoy Salonu’nda düzenlendi.

Kendi Kendine Muayenenin Önemi

Seminerin açılış konuşmasını gerçekleştiren DAÜ Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nahide Gökçora, meme kanseri farkındalık etkinliğinde takılan pembe kurdelenin mesajlarından bahsederek, “Erken tanı ve tedavi hayat kurtarır. İletişime geçin. Kendi kendinizi muayene edin. 40 yaşından sonra mutlaka hekime başvurun ve düşük voltajlı x ışınları ile tarama yaptırın. Koruyucu hekimliğe önem verin ve sağlıklı yaşayın. Egzersiz yapın, sigarayı hayatınızdan çıkarın ve alkolü azaltın. Böylece meme kanserine yakalanma riskiniz ciddi oranda azalacaktır” diye konuştu. Onkoloji, radyoterapi ve cerrahi alanlarda multidisipliner yaklaşımların önemine dikkat çeken Prof. Dr. Gökçora, seminer kapsamında ‘kendi kendine muayeneyi’ uygulamalı bir şekilde göstermek istediklerini belirtti.

“Kadınlarda En Sık Ölüme Neden Olan Kanser Türü”

Uzm. Dr. Özlem Gürkut da konuşmasında, seminer konusunun çok önemli olduğunu ancak ne yazık ki ülkemizde bu konuya ilişkin yeterli duyarlılığı göstermediğimizi söyledi. Sağlığın çok önemli olduğunu, çünkü insanın hayatta yaptığı her şeyi daha iyi yaşamak için yaptığını kaydeden Uzm. Dr. Gürkut, sağlık olmadıktan sonra insan yaşamının da anlamını yitirdiğini belirtti. Dünyada kanserin ve meme kanserinin durumu, risk faktörleri ve belirtilerden bahseden Uzm. Dr. Gürkut, “GLOBOCAN 2012 verilerine göre 2012 yılından Dünya’da toplam 14.1 milyon yeni kanser vakası gelişmiş ve 8.2 milyon kansere bağlı ölüm olmuştur. Dünya’da en çok tanı konan kanserler %13 ile akciğer, %11.9 ile meme, %9.7 ile kolon kanseri olurken, kanserden ölümlerin %19.4’ü akciğer, %9.1’i karaciğer ve %8.8’i ise mide kanserinden kaynaklanmaktadır. Meme kanseri kadın kanserleri içinde en sık görülen ve en fazla ölüme neden olan kanser türüdür. Kanser olan her dört kadından biri meme kanseridir. Ailesinde meme kanseri bulunan kadınların meme kanserine yakalanma olasılığı, diğer kadınlara göre 2-5 kat daha fazladır. Meme kanserlerinin yaklaşık olarak %5-10’u genetik kökenlidir. En sık rastlanan BRCA1 ve BRCA2 genlerindeki mutasyonlardır” dedi.

Muayene Nasıl Yapılmalı?

Op. Dr. Tevfik Eker de konuşmasında genel olarak cerrahi ve tanı hakkında bilgi verdi. Herhangi bir belirti bulunmayan kişilerde, kanser gibi hastalıkları bulmak için yapılan test ve muayenelere ‘tarama’ adı verildiğini ifade eden Op. Dr. Eker, “Kendi Kendine Meme Muayenesi’nde, memelerinizin nasıl göründüğü ve muayenede nasıl hissedildiğini bilmeniz, meydana gelebilecek herhangi bir değişikliği fark etme şansınızı arttırır. Kendi Kendine Meme Muayenesi için en uygun dönem; adet gören kadınlarda adetin bitimini takiben 5. ve 7.gün arası, menopozdaki kadınlarda her ayın aynı günü (her ayın 1’i ve 3’ü gibi), emziren kadınlarda emzirmeyi takiben, doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda her yeni ilaç kutusuna başlamadan önceki gündür. Klinik meme muayenesine ise 20-39 yaş arası 3 yılda bir, 40 yaşından itibaren yılda bir gidilmeli ve mutlaka uzman bir hekime danışılmalıdır. 40-50 yaş arasında 1 veya 2 yılda bir mamografi çekimi yapılmalıdır. 50 yaşından itibaren her yıl tekrarlanmalıdır” diye konuştu.

Konuşmaların ardından katılımcılar, uzman doktorlar ve DAÜ Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi akademisyenleri eşliğinde, salonda bulunan ve meme kanseri taşıyan memeye benzeyen maket üzerinde farklı sertlik ve yumruları öğrendiler.

 

 

DAÜ Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nahide Gökçora’nın moderatörlüğünde ve Op. Dr. Tevfik Eker ile Uzm. Dr. Özlem Gürkut’un konuşmacı olarak yer aldığı Meme Kanseri Bilgilendirme Semineri’nde; “Kendi Kendine Meme Kontrolü Nasıl Yapılır? Uygulamalı Anlatım” ve “Erken Tanının Önemi – Tedavi Süreci” başlıklı konular masaya yatırıldı.

Kendi Kendine Muayenein Önemi

Seminerin açılış konuşmasını gerçekleştiren DAÜ Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nahide Gökçora, meme kanseri farkındalık etkinliğinde takılan pembe kurdelenin mesajlarından bahsederek, “Erken tanı ve tedavi hayat kurtarır. İletişime geçin. Kendi kendinizi muayene edin. 40 yaşından sonra mutlaka hekime başvurun ve düşük voltajlı x ışınları ile tarama yaptırın. Koruyucu hekimliğe önem verin ve sağlıklı yaşayın. Egzersiz yapın, sigarayı hayatınızdan çıkarın ve alkolü azaltın. Böylece meme kanserine yakalanma riskiniz ciddi oranda azalacaktır” diye konuştu. Onkoloji, radyoterapi ve cerrahi alanlarda multidisipliner yaklaşımların önemine dikkat çeken Prof. Dr. Gökçora, seminer kapsamında ‘kendi kendine muayeneyi’ uygulamalı bir şekilde göstermek istediklerini belirtti.

“Kadınlarda En Sık Ölüme Neden Olan Kanser Türü”

Uzm. Dr. Özlem Gürkut da konuşmasında, seminer konusunun çok önemli olduğunu ancak ne yazık ki ülkemizde bu konuya ilişkin yeterli duyarlılığı göstermediğimizi söyledi. Sağlığın çok önemli olduğunu, çünkü insanın hayatta yaptığı her şeyi daha iyi yaşamak için yaptığını kaydeden Uzm. Dr. Gürkut, sağlık olmadıktan sonra insan yaşamının da anlamını yitirdiğini belirtti. Dünyada kanserin ve meme kanserinin durumu, risk faktörleri ve belirtilerden bahseden Uzm. Dr. Gürkut, “GLOBOCAN 2012 verilerine göre 2012 yılından Dünya’da toplam 14.1 milyon yeni kanser vakası gelişmiş ve 8.2 milyon kansere bağlı ölüm olmuştur. Dünya’da en çok tanı konan kanserler %13 ile akciğer, %11.9 ile meme, %9.7 ile kolon kanseri olurken, kanserden ölümlerin %19.4’ü akciğer, %9.1’i karaciğer ve %8.8’i ise mide kanserinden kaynaklanmaktadır. Meme kanseri kadın kanserleri içinde en sık görülen ve en fazla ölüme neden olan kanser türüdür. Kanser olan her dört kadından biri meme kanseridir. Ailesinde meme kanseri bulunan kadınların meme kanserine yakalanma olasılığı, diğer kadınlara göre 2-5 kat daha fazladır. Meme kanserlerinin yaklaşık olarak %5-10’u genetik kökenlidir. En sık rastlanan BRCA1 ve BRCA2 genlerindeki mutasyonlardır” dedi.

Muayene Nasıl Yapılmalı?

Op. Dr. Tevfik Eker de konuşmasında genel olarak cerrahi ve tanı hakkında bilgi verdi. Herhangi bir belirti bulunmayan kişilerde, kanser gibi hastalıkları bulmak için yapılan test ve muayenelere ‘tarama’ adı verildiğini ifade eden Op. Dr. Eker, “Kendi Kendine Meme Muayenesi’nde, memelerinizin nasıl göründüğü ve muayenede nasıl hissedildiğini bilmeniz, meydana gelebilecek herhangi bir değişikliği fark etme şansınızı arttırır. Kendi Kendine Meme Muayenesi için en uygun dönem; adet gören kadınlarda adetin bitimini takiben 5. ve 7.gün arası, menopozdaki kadınlarda her ayın aynı günü (her ayın 1’i ve 3’ü gibi), emziren kadınlarda emzirmeyi takiben, doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda her yeni ilaç kutusuna başlamadan önceki gündür. Klinik meme muayenesine ise 20-39 yaş arası 3 yılda bir, 40 yaşından itibaren yılda bir gidilmeli ve mutlaka uzman bir hekime danışılmalıdır. 40-50 yaş arasında 1 veya 2 yılda bir mamografi çekimi yapılmalıdır. 50 yaşından itibaren her yıl tekrarlanmalıdır” diye konuştu.

Konuşmaların ardından katılımcılar, uzman doktorlar ve DAÜ Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi akademisyenleri eşliğinde, salonda bulunan ve meme kanseri taşıyan memeye benzeyen maket üzerinde farklı sertlik ve yumruları öğrendiler.

 

Doğru Bilinen Yanlışlar

Seminerde doğru bilinen yanlışlar olarak şu noktalar ön plana çıkarıldı:

Tüp bebek uygulamaları meme kanseri riskini arttırmaz.
Günümüzde kullanılan dijital mamografiler eski konvansiyonel mamografilere göre çok daha düşük oranda radyasyon maruziyetine neden olur.

Meme kanserinin cerrahi olarak en etkin tedavisi memenin tümüyle alınması (mastektomi) ve koltukaltındaki lenf bezlerinin de olabildiğince çok sayıda çıkarılması değildir.
Meme kanseri tedavisinde özellikle kemoterapi alırken Ozon tedavisi, yüksek doz B ve C vitamin destekleri uygulanması, tedavi başarısını arttırmaz.

Östrojen pozitif meme kanserleri, hormon tedavisine daha hassastır. Daha kötü seyirli değildirler.

İlginizi Çekebilecek Haberler

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More

Privacy & Cookies Policy